EVRIM TEORISI

hayatın her evresi heyecan ve dehşet verici. küçükken yapılan salaklıklar, gençken yapılan dangalaklıklar ve yaşlanırken hala kabul edilemeyen hatalarla bir bütün yaşam. küçüklükte oyun dönemlerimiz vardı mesela. her şeyin bir zamanı vardı. kart zamanı, misket zamanı, uçurtma zamanı.bu zamanların mahalleye nasıl geldiği ve kim tarafından başlatıldığı bir muamma ama herkesin bu zamana ayak uydurduğu da bir o kadar gerçek. zira misket zamanı geldiğinde herkes kırtasiyeden ya da bakkaldan sözleşmiş gibi misket satın alır, bıkana kadar oynardı. misket için birbirini dövenler, evde anneden babadan sopa yemeler tonla.

kart zamanları olurdu yine. değişik tipte futbolcu kartları varı bakkallarda, içinden sakız ve bilimum saçmalıklar çıkanlardan. hepsini alıp sonra numaralarına göre oynamak vardı. iki kişi karşılıklı bir sokak kaldırımına oturur, kartları en sağdaki harfine göre sırayla atarlardı. mesela futbolcunun üzerindeki kart 32 ise bir sonraki sayı 02-12-22-32 ... ise o kart onu alır değilse devam edilirdi. çok ağlamışımdır elimdekileri kepmelerin sonucunda. tabii.. yenmek yoktu o oyunlarda kep’me vardı. elinde bi tonla kart gördüğümüzde kimden keptin lan bunları derdik.

defter kağıtlarını ufak parçalarlarla para boyutunda kesip köşesini yalayarak sivri ok yapma vardı. uçucu sivriltip borunun içine koyar daha sonra boruyu üfleyerek birbirimize fırlattığımız şeyler. cani piçlerde yok değildi içimizde. o sivrilttiği kağıt koninin ucuna iğne sokup fırlatan ibnelerde vardı tabi. şimdinin kurtlar vadisi izlemiş modelleriydi o zamanın.
adını bile koyamadığımız bu salak saçma şeyler şu an ne yazık ki yerini play station salonlarına ya da bilimum teknolojiye yenik düşmüş durumda. sikimde de değil.. çok fazla özlemiyorum o oyunları. ama bize saflık katan ve hayata dair alacağımız en büyük zevki tattıran bu oyunların şu anki piçlerin yaşayamaması zevk veriyor bana.

üzülmüyorum lan niye üzüleyim. onlar bize özel oyunlardı çünkü. hayatımda o oyunları oynarken eğlendiğim kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. misketin birbirine vurmasında dünyanın en güzel kadınıyla yaşanılan orgazmdan daha fazla zevk alıyordum çünkü. yaşamasın istiyorum şu an ki jenerasyon bunları. görüyorum şimdi çoğu ikili iletişimde zerre kadar anlamıyorlar, hepsi mal. bilgisayar başında beyin sikmekten başka işe yaramayan oyunları oynayarak geçiyor zamanları. yaratıcılıktan zerre anlamıyorlar, bi haberler her şeyden ve tüm zevklerden. ne bileyim..

sanıldığının aksine dünya üzerinde zevk aldığınız küçük zevkler birikerek size daha fazla haz veriyor yaşamdan... 2 defa adriana lima ile sevişeceğime 200 defa aysel gürel’le sevişirim hocam..


evet abarttım o kadar da değil..



0 yorum: