ŞİŞE ÇEVİRMECE

para dayanmıyor hocam hiçbirşeye. kazandığımın su gibi gitmesinemi yanayım, yoksa o kadar çalıştıktan sonra kazanılan paranın miktarınamı yanayım bilemiyorum.çok moralim bozuk. geçenlerde cihangir civarından aldığım laptopumu, üst kata evi taşırken birşekilde sarsmış olmalıyım ki en fazla 5 defa açıp kullandığım laptopun monitörü arızalanmış. dün akşam işten erkenden çıkıp onu götürüverdiydim servise. birde servisten "bunu garanti kapsamında yapamıyoruz" derlerse hepten sikertirim dünyayı. ulan hayatın şişeyi her çevirdiğinde ucu bana gelmesi acı veriyordu ama bunu alışkanlık edinmesinede hiç gerek yoktu. ondan da ziyade bu alışkanlığın sonucunda şişenin ucunun girmesi acı veriyor aslında. hali hazırda var olan dertlerin üzerine üzerine eklenince gönül bir hoş oluyor. içmeden sarhoş oluyor insan. paranın saadet getirmediği yalanını söyleyen lavuğu elimin tersiyle defalarca tokatlamak istiyor gönül. uzak diyarlara gidip robinson cruise tarzı hayat yaşamak istiyor, ama göt yemiyor.yaşamak için çalışmaktan çok, çalışmak için yaşadığı gerçeğinin farkına varınca üzülüyor gönül. gerçeklerin amına koyim zaten ne fayda verdi ki diyor. duyuyorum...önceden şikayet eder, tonla yazı yazardım. hatta kısa keserdim ama artık bundanda bir zevk almıyor sanıyorum beden. geçende iett ye bir mail attım duraklarda neden çöp kutusu yok diye. güvenlik nedeniyle koymuyoruz ama her durakta bir temizlik görevlisi var dediler. hayır yok olanlarda işini adam gibi yapmıyor olmalı o sebepten leş gibi yerler ve elimdeki çöpü taşımak zorunda kalıyorum diye geri bile dönmedim tekrar.ocak ayında fabrika mağazasından alıp 1 defa giydiğim takım elbisenin ağ kısmında çıkan sorun nedeniyle geri götürdüğümde kabul edilmemeside cabası. satılan malın defolu olduğundan bi haberiz alırken. satarkende söylenmiyor. yoksa deve yüküyle para verip bilerek defolu mal alan bir mal tanımıyorum. harbiden artık yazarken düşünmüyorum hocam. sikimde bile değil yazarken rahatlıyorum ama farkettim. rüzgarın estiği yöne bırakıyorum kendimi uçurtma misali. rahatlıyorum yazarken..dua gibi lan..

3 yorum:

Andreia dedi ki...

What language is this? Turkish? Sounds wonderful.

düşünmeden yazıyorum dedi ki...

yeap, turkish. do you know? are you spanish ?

düşünmeden yazıyorum dedi ki...

allahım ilk defa biri bir yorum yaptı o da ispanyol çıktı ey yüce rabbim.